Türk bilim şirketi, “en inovatif 50 şirket” listesine girdi

ABD’nin mühendislik eğitimi ile dünyaca ünlü üniversitesi MIT (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü), yenilikçi teknolojiyi etkili bir iş modeli ile en iyi şekilde birleştiren 50 şirketi seçti. MIT’in listesinde bu yıl, Amazon ve Alphabet gibi dijital teknolojiler kullanan büyük şirketlerin yanı sıra, yapay zekâ, genetik tıp ve biyoteknoloji gibi bilimsel alanlarda çalışan firmalar da var.

Bu yıl listeye 42. sıradan giren ve merkezlerinden biri ODTÜ TEKNOKENT’te yer alan Seven Bridges Genomics şirketi de biyoteknoloji alanında çalışan firmalardan biri. Firma, IBM, Snapchat, Intel gibi teknoloji markalarını geride bıraktı. Bir şirketin listeye girebilmesi için hem pratik hem de iddialı olan yenilikçi bir teknolojiye ve iş modeline sahip olması gerekiyor. Seven Bridges de geliştirdiği bulut tabanlı yazılım ile dünyanın en büyük genomik* veri grubunun analiz edilebilmesini mümkün kıldığı için listeye girmeye hak kazandı.

Firma: kanser, ilaç geliştirme ve hassas tıpta genomik araştırmalarda biyomedikal veri analizi üzerinde çalışıyor. Bulut tabanlı Seven Bridges Platformu, milyonlarca genomun erişilebilir tek bir ortamda tutulmasını ve diğer biyomedikal verilerle uyumlu şekilde analizini sağlıyor. Şirketin Cambridge, Belgrad, Londra, San Francisco ve İstanbul’da ofisleri bulunuyor.

Genel merkezi Cambridge’de olan Seven Bridges’ın kurucu ortaklarından biri Türk. Firma, Deniz Kural ve Igor Bogicevic tarafından 2010 yılında kuruldu. Deniz ve Igor’un dostluğu on beş yıl önce bir zamanların en çok kullanılan sohbet platformu IRC’de başladı. Hiç görüşmeden sürdürdükleri dostlukları bir iş ortaklığına dönüşene kadar 15 yıl boyunca internet üzerinden devam etti. Ve bu şekilde birlikte birçok yazılım geliştirdiler.

Deniz Kural: “Ben bilim insanıyım. Şirket kurmam tamamen rastlantı.”

Igor ile birlikte yaptıkları çalışmalardan sonra yazılım mühendisliğine eğilmeye karar veren Deniz Kural, Harvard’da önde gelen girişimciler ile birlikte Matematik eğitimi görmüş. Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg de sınıf arkadaşlarından biri. Ancak Deniz, kendini hep bilim insanı olarak görmüş ve girişimci olmayı hiç düşünmemiş. Şirket kurmasının da bir rastlantı sonucu olduğunu belirtiyor.

Bu rastlantı ise şöyle gelişmiş: Deniz Harvard’da Matematik eğitimi gördüğü sıralarda, dünyaca ünlü genetikçi, moleküler mühendis ve kimyager George Church ile tanıştı ve o sıralarda uygulanan genetik sekanslama* teknolojisi ilgisini çekti. AIDS ve kanser gibi hastalıkları derinlemesine inceleyebileceğini fark edince, Church’ün sınıfına ve daha sonra da laboratuvarına katıldı.

Daha sonra 2008’de ‘1000 Genom Projesine’ katıldı. O yıllarda bu proje, insanlardaki genetik değişkenliğin* en kapsamlı kataloğuydu. Deniz, projede kullanılan yeni nesil sekanslama makinelerinde üreten veri miktarının inanılmaz derecede büyük olacağını fark etti. Genlerle ilgili bilgiler ve kataloğa eklenen gen sayısı arttıkça, hiçbir veri depolama sistemi yeterli olmayacaktı.

Burada öğrendikleri, ona ilham kaynağı oldu ve genom analizleri için çok büyük bir yazılım sistemi kurmak, tüm verileri ulaşılabilir tek bir bulut ortamına taşımak istedi. Ancak bunun için akademik bir kariyer seçmedi. Çünkü araştırması için destek alana kadar beklemek istemiyor ve profesör olmasının çok uzun süreceğini biliyordu. Bu nedenle seçimini şirket kurmaktan yana kullandı. 2010 yılında iş fikrini Igor’la da paylaştı ve arkadaşlıklarını iş ortaklığıyla geliştirdiler.

Şimdi ise, Seven Bridges 33 farklı kanser türüne yakalanmış 11 bin hastadan alınan örnekleri analiz edebilecek teknolojiye sahip. ABD Ulusal Kanser Enstitüsü’nün Kanser Genom Atlası tarafından oluşturulan dünyanın en büyük genomik veri gruplarından birini inceleyebilecek yazılımı geliştiren firma ayrıca, İngiliz Ulusal Sağlık Hizmetleri tarafından toplanan yüz bin genom verisini de analiz ediyor.

Seven Bridges, hastalar, hastaneler, kurumlar ve hükümet gibi bilim için iş birliği yapmak isteyen herkesi birleştiren bir köprü olma amacıyla yola çıktı. Deniz “Fikirlerinizin hayata geçirildiğinden ve küresel bir güç haline geldiğinden emin olmak istiyorsanız, bunu yapmanın tek yolu şirket kurmaktır” diyor ve ekliyor “Araştırma yapmanız yeterli değildir, gidip gerçekleştirmeniz gerekir. Bir sürü araştırma fikrim vardı ve bunların dünyada gerçekleştiğini görmek istedim.”

Biyoteknoloji ve ilaç laboratuvarları, ürettikleri veriden daha fazla yararlanabilmek için Seven Bridges Platformu’nu kullanıyor. Ayrıca platform araştırmacıların kamuya açık en geniş veri kümelerine erişmesine ve hesaplama yapmalarına olanak veriyor. Deniz “Bu verileri erişilebilir bir ortama koyarsanız birçok araştırmacı geliştirdiklerini paylaşabilir ve bu analizlerin daha üretken olmasını sağlayabilirsiniz. Dolayısıyla, en büyük amacımız verilere internet bağlantısı olan herhangi bir araştırmacı tarafından erişilebilmesi için açık bir ortam oluşturmak.” diye belirtiyor.

*Genomik: Farklı türlere ait genomların tüm yapısal ve işlevsel yönlerini inceleyen bilim dalı.

*Genetik sekanslama ya da DNA sekanslama: Bir DNA zincirinde bulunan dört bazın -adenin (A), guanin (G), sitosin (C) ve timin (T) sırasını belirlemek için kullanılan bir metot veya teknoloji.

*Genetik değişkenlik: Genetik farklılıkların varlığı ya da genetik farklılıkların ortaya çıkmasıdır. Bir popülasyondaki genetik değişkenlik biyoçeşitlilik için önemlidir, çünkü genetik değişkenlik olmadan popülasyondaki çevresel değişikliklere uyum sağlamak zorlaşır ve popülasyon yok olma eğilimine girer.

Kaynak:http://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/teknoyasam/turk-bilim-insaninin-sirketi-en-inovatif-50-sirket-listesine-girdi

Yorumlar (0)
Yorum ekle